| Aksaray Üniversitesi Akademik Açılışı ve Yusuf Ziya ÖZCAN ziyareti |
|
|
|
Aksaray Üniversitesi’nin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerin ekonomiye katkıda bulunacak çalışmalara imza atmasını beklediklerini ifade etti.
Aksaray Üniversitesi’nin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerin ekonomiye katkıda bulunacak çalışmalara imza atmasını beklediklerini ifade etti. Aksaray Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen akademik yılı açılış törenine YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, AK Parti Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, MHP Aksaray Milletvekili Osman Ertuğrul, Garnizon Komutanı Jandarma Albay Hayati Kasım, Belediye Başkanı Nevzat Palta, Cumhuriyet Başsavcısı Durmuş Akif Özbek, çok sayıda davetli ve öğretim görevlileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Necdet Sağlam, eğitim ve kalkınma ilişkisinde yükseköğretim kurumlarının bölgesel ve yerel kalkınmada önemli roller üstlendiğini belirterek, "Bu bağlamda öğretim kurumlarının görevi sadece öğretim ve araştırma yapmak değil, ihtiyaç duyulan bölgesel ve yerel sorunlara çözüm üretmektir" dedi. Yeni açılan üniversitelerin önemli sorunları olduğuna işaret eden Prof. Dr. Özcan ise, "Belki sizler yeni açılan üniversiteleri gezmiyorsunuz ama benim gibi gezen arkadaşlar bilirler ki; yeni üniversite kurmak fevkalade zor bir iştir. Ayrıca o üniversite camiasının her ferdinin son derece özveriyle çalışmasını gerektirir. İyi bir idare gerektirir, zaman mefhumunun unutulmasını gerektirir. Bir ülke üniversitesi için üniversite talep edenlere üniversite eğitimini sunamamak gerçekten büyük bir problemdir, sorundur. Bu esasında utanılacak bir durumdur. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandırdık. Şimdi mecliste tasarı halinde bekliyor. İnşallah meclisimiz bu konuya el attığında ve bizim tasarımız yasalaştığında pek çok ciddi problemi çözmüş olacağız. Neredeyse 200 bini aşan bir kapasiteyi ilk iki yılda gerçekleştirdik. Kapasite artırımına devam edeceğiz. Şu anda dışarıda olan 850 bin öğrenciyi bu sayede üniversitelere yerleştirmeyi düşünüyoruz" diye konuştu. Öğretim görevlisi konusunda da çalışmalar yapıldığını ifade eden Özcan, "Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte tam bizim geldiğimiz sıralarda bir karar alındı. Bu karara göre 5 yıl devam etmek şartıyla her yıl 1000 öğrencinin yurt dışına öğretim görevlisi olarak yetiştirilmesi için gönderilmesi kararlaştırıldı. Bu çok hoş bir şey, gerçekten önümüzdeki 5 yıl içinde 5 bin öğrencimiz doktora derecesi için yurt dışına gitmiş olacak. 6. yılla birlikte bunlar sisteme dönmeye başlayacaklar. Bu öğrencilerde 3’te 1’i yurt dışında kalsa bile yaklaşık 600 öğrenci her yıl sisteme dahil olacak. Bu, sisteme taze kan demektir ki pek çok sorunumuz bu şekilde hallolmuş olacak" şeklinde konuştu. ÖĞRETİM ÜYELERİNİN ÖZLÜK HAKLARI YÖK Başkanı Özcan, iş dünyasının işçilerle birlikte işi yönlendirecek teknik eleman ihtiyacını gördüklerini belirterek, teknoloji fakültelerini kuracaklarını ifade etti. Özcan, "Biz teknoloji fakülteleri sayesinde ülkenin ihtiyacının karşılanacağı insanlarla okulların evlendirilmesini istiyoruz. Bu projenin ülkemiz için çok çok büyük katkısı olacağını düşünüyoruz" dedi. Öğretim üyelerinin özlük haklarının aşağıda kaldığını bildiklerini ve bu konuda çalışmalar yaptıklarını belirten YÖK Başkanı şöyle devam etti: "Başka mesleklere, daha doğrusu 10 yıl önce eşit oldukları ama bugün eşit olmadıkları mesleklerle kıyaslama yapıldığında bin 500 2 bin lira gibi bir miktarda geriye düştüklerini siz de, biz de biliyoruz. Ekonomik krizin dünyayı üzdüğü bugünlerde öğretim üyelerinin özlük hakları için hükümetten herhangi bir yardım istemek çok akıllı bir şey olmazdı ve biz de bunu yapmadık. Başbakanımızdan böyle bir şey rica ediyorum ama çok da ısrarcı olamıyorum. Çünkü kriz gerçekten üzüyor ve benim bu isteği kuvvetle desteklemek için çok iyi bir nedenim yok. Bunun için biz buna başka bir çözüm bulalım dedik ve bu da öğretim üyelerimize performansa dayalı bir sistem getirelim dedik. Bundan sonra yazan, çizen, üretimi daha iyi olan öğretim üyelerimize en az maaşı kadar bir parayı kendisine vermeyi düşünüyoruz." ÜNİVERSİTELER ÜLKE EKONOMİSİNE KATKIDA BULUNMALI Üniversite ve iş dünyası arasındaki kopukluğu gidermek için Danışma Kurullarını oluşturduklarını ifade eden Özcan, "Bu Danışma Kurullarını oluşturmamız ve böyle bir yola gitmemizin en büyük nedeni üniversite ve gerçek hayat arasındaki kopukluktur. Biliyorsunuz bizim rektörlerimiz her konuşmalarında üniversitelerin üç ana fonksiyonunun olduğunu söylerler. Bunlar eğitim, öğretim, araştırma ve topluma hizmettir. Aslında bir tanesi var ki Dünya Bankası’nın raporlarına bakarsanız, bulundukları ekonomiye yardım etmektir. Yani topluma hizmetten kasıt Aksaray’a yardım gibi algılanmamalıdır. Ekonomiye katkıda bulunmak bütün ülkenin hizmetine bilgi, birikim ve deneyimi vermektir. Bizim artık üniversitelerden beklediğimiz budur. Kesinlikle artık bu ülkenin ekonomisine katkıda bulunacak faaliyetler içinde bulunmaları gerekiyor. Onun için salt indeksli dergilerde çıkan makalelerin sayısı bizim için çok fazla bir şey ifade etmiyor. Önemli bir faaliyettir ama onunla yeterli kalmamalıdır. Biz onun üzerine mesela patent sayısı oranlarına bakmalıyız. Yenilikleriniz varsa onlara bakmalıyız. Teknolojiye dönüşen bir çalışmanız varsa onu esas almalıyız. Biz artık üniversitelerimizden gerçekten ülke ekonomisine katkıda bulunmalarını bekliyoruz" şeklinde konuştu. "ÜNİVERSİTELERİN KENDİ KENDİLERİNE YETEN BİR POZİSYONA GELMESİNİ İSTİYORUZ" Üniversitelerin kendi kendisine yeten bir pozisyona gelmesini istediklerini ifade eden YÖK Başkanı Özcan, "Her üniversitenin kendi kendine yeten bir seviyeye gelmesini ve gelir oluşturmalarını istiyoruz. Ama üniversitelere bunu oluşturacak hiçbir kapı açmıyoruz. Aksaray Üniversitesi’nin kendi kendine yetecek gelir elde etmesi çok kolay değil. Meclisteki tasarıda tam gün yasasına geçişle döner sermayelerin tekrar yapılandırılması gündemde. Üniversitelerin döner sermaye sayesinde biraz para kazanmalarını sağlamak istiyoruz ama o da yeterli olmayacaktır. Bence daha başka bir şeyler yapılmalı. Mesela yapılabilecek şeylerden bir tanesi belediyelere bakmaktır. Belediyelere baktığınızda her belediyenin kendisine bağlı bir çok şirketinin olduğunu görürsünüz. Ve bu şirketler çalışarak belediyeye gelir getirirler. Niçin aynı sistemi üniversitelere uygulamayalım diye düşünüyoruz. Mevcut kanunlar buna müsaade etmiyorlar ama kanunda küçük bir değişiklikle biz oraya ticari anlamda faaliyet gösterecek diye bir ibare koyarsak üniversitelerimizde şirketlere sahip olabilirler. Bu şekilde de üniversiteler öz gelirlerini arttırabilirler" diye konuştu. |
| Sonraki > |
|---|
Ana Menü
| Anasayfa |
| FORUM |
| NOT SORGULAMA |
| DERS KAYDI |
Aksarayı Tanıyalım
You need to upgrade your Flash Player or to allow javascript to enable Website menu.
Get Flash Player

